30.8.07

2007 F1 TR

23-26 Ağustos 2007, İstanbul, Kurtköy, İstanbul Park pisti. Bu seneki Formula 1 yarışında görevliydik eşim ve ben.

Perşembe sabahı itibariyle başladı görevimiz. Perşembe Direktör Charlie Whiting başta olmak üzere yarış yönetimi tarafından gerçekleştirilen genel teftiş ve sonrasında pist yürüyüşü vb. ek aktiviteler mevcuttu.

Genelde aşağıdaki gibi oturarak geçti gün.

Ara sıra da yatan arkadaşlara bakmak için ayakta.

Ekip aşağıdaki gibiydi. Soldaki turuncu tulumlu arkadaşlar, ki biri kulenin altında yatay pozisyonda, müdahale hakemleri, beyaz tulumlu arkadaş yangın söndürmeden sorumlu hakem arkadaş. Gri tulumlular ise, biz bayrak hakemleri.

Cuma günü F1 takımlarının antrenmanları vardı.

Bu 4 gün boyunca toplam 3 yarış organize edildi. Porsche Supermobil Cup, Grand Prix 2 ve Formula 1. Porsche Supermobil Cup çerez mahiyetinde olup pek az sorun yarattı. Porsche severler için ise pek keyifliydi. GP2, pilotlar için F1’e sıçrama için bir basamak olduğundan ve kuralları daha esnek olduğundan çok hareketli ve dolayısıyla çok kırıcı geçti. Cuma antrenmanlarında bile kaza yapıp hasar gören araçlar oldu.

Gün boyunca ayakta durma ve sürekli terleme sonucunda akşamları oldukça yorulmuş oluyorduk. Aşağıdaki, otobüsteki halimiz.

Cumartesi sabahı, her gün olduğu gibi, yine oldukça erken bir vakitte görev yerimize yerleştik.

İstanbul Park’a farklı bir açıdan bakış.

Afyonu patlamamış kule hakemlerinin gölgede enerji topluyor.

Aslında durum daha çok aşağıdaki gibiydi.

Ayakların sahibi tabii ki benim.

Cumartesi günü Porsche Supermobil Cup ve GP2 için sıralama turları ve 1. ayak yarışlar gerçekleştirildi. Günün en heyecanlı olayı ise F1 sıralama turlarıydı.

Sabahki F1 serbest antrenmanında güzel görüntüler vardı.

Son iki yılın şampiyonu Fernando Alonso. Dedikodulara göre puan sıralamasında çömezi Hamilton’ın gerisinde kaldığı için bunalımdaymış.

Kimi Raikonnen (Favorim).

Porsche Supermobil Cup oldukça keyifliydi aslında.

Gümüş renkli olan çok güzel görünüyordu.

Kule ekibi. Gamze, Bora ve Ömer.

Görev başında böyle görünüyorum.

Sıralama turları sırasında Hamilton.

Günün Kapanış aktivitesi ise bisiklet yarışıydı.

Ve müthiş gün geldi. Sabah yine kargalar kahvaltı etmeden görev yerimizdeydik. Gecenin nemi yüzünden her yerin sırılsıklam olması ilk sürprizdi. İkincisi ise arkadaşlardan birinin kaderine terk ettiği ekmeğe hücum etmiş karıncalardı.

İlk yarış olan Porsche Supermobil Cup yine oldukça keyifliydi. Yarış sırasında sorumluluğumuz fotoğraf çekmeye engel olduğu için aşağıdaki kareler yarış sonrası selamlama faslından.

Yarış biter bitmez iki Porsche 8. Opening’e yanaşıp oradan çıkış yaptılar. Nedendir anlayamadık.

Selamlama sırasında şöyle bir görüntü sergiliyorduk.

F1 öncesi pilotlar bir tırın üstünde pisti turlayıp seyircileri selamladılar.

Geçen seneki gibi direkler yoktu bu tırda ve bir arkadaşın dediği gibi striptizci kızlar gibi sarılamadılar bu direklere.

Araçlar başlangıç gridine dizilmek için piste çıktığında Nico Roseberg’i ve Fernando Alonso’yu yakaladım. Bu saatlerde görüş oldukça iyiydi.

Ancak en önemli zaman aralığında güneş, tam olarak araçların geldiği yönden vurdu yüzümüze. Güzel görüntüler oluştu oluşmasına ama işimizi yapmak çok zorlaştı. Aşağıdakinin David Coulthard olduğunu anlamak epey beceri istiyor.

Start-Finish düzlüğü haricinde çok az seyirci vardı. Organizasyon seyirci sayısını resmen açıklamamış ve bu sene, geçtiğimiz iki seneden daha az seyirci varmış.

Aşağıdaki, bahsi geçen düzlüğü tam karşıdan gören tribün.

Yarışın bitimiyle seyircileri pistten ayıran çitlerdeki kapılar açıldı. Herkes ödül töreni için piste hücum etti. Biz görev yerimizden gelene kadar tören falan kalmamıştı tabii.

Geçen sene burası çok daha kalabalıktı. Adım atamadığımı hatırlıyorum.

Ve biz, KHG, Kömürlü Hakem Grubu. Görevimizi hakkıyla yerine getirmiş olmanın verdiği mutluluk ve günlerdir sürdürdüğümüz çabanın getirdiği yorgunlukla, lojistiğin önünde dönüş transferini bekliyoruz.

Dönüş yolculuğumuzda da yaklaşık olarak böyleydik.

Bir F1 macerası da bu şekilde hayatımıza iz bırakıp geçti gitti.

4 yorum:

Caner dedi ki...

F1 ile hiç ilgilenmediğim halde sana gıpta ettim. Yorucu ve uzun ama keyifli bir değişiklik olmasının yanında dünya çapında bir etkinlik, ve bu zorluklara katlanırken keyif alıyorsun. Tabi ya sen benden de gençken dağ-bayır yürüyordun, ona da gıpta ederim.
Raikonen favorinmiş, be adam hakem taraf tutar mı? Hadi insandır tutar, bunu ifşa eder mi? 8)))
Katılımcı sayısı geçen iki yılın toplamından az mı? Zaten fazla olsa olay olurdu, az olursa değil. Orada kast ettiğin, "iki yıldan da az" mı?
Son olarak tebrik ederim, güzel bir düzenleme olmuş. Özellikle fotolar gayet iyi, hele ki o yorgunluk ve yoğunluğun yanında. Fotoları kendine saklamadığın ve paylaştığın için de teşekkürler...

Slope / Alper Kömürlü dedi ki...

Övgülerine ve dikkatine teşekkürler. Belki bir gün o dağ-bayır yürüme fotoğraflarımı da yayınlarım. Onlar sayısal ortamda olmadığı için fazladan zaman ayırmak gerekecek.
Seyirci sayısı ile ilgili düzeltme yapılmıştır.
Tekrar teşekkürler.
Not: Hakem taraf tutar. Önemli olan bunun kararlarını nasıl etkilediği. Geçen seneki F1'de arkadaşlardan biri içi kan ağlayarak tuttuğu takıma "geçiliyorsun, yol ver ulan" anlamında mavi bayrak sallamıştı.

Tan dedi ki...

Cok guzel anlattin valla. O yarisi biraz TVde seyretmistim. Senin oldugunu bilseydim daha dikkatli bakardim ekrana. Seneye artik.

Hüsam dedi ki...

F1 le pek fazla ilgim yok. yanlızca ünlü pilotları tanımanın dışında. ama burada F1 ile ilgili şeylerin dışında fotoğraflar güzeldi. birde şu ay tutulmaları güzeldi. sizin de güzel fotoğraflarınızı görebilmektir beklentilerimiz. çalışmalarının ve başarılarının devamını diliyorum. :) :) :)))))